spacer
spacer search

Ayrıntı Edebiyat
KÜRESEL HABERLEŞMENİN BOYUTLARININ DEĞİŞTİĞİ ÇAĞIMIZDA,
İNTERNETİN SEÇKİN E-DERGİSİ!

Search
spacer
bu sayı:
ayrıntı 45. sayı
Nisan/Mayıs 2006
kuruluş:20.5.2000
 
header
Ana Menü
ana sayfa
şiir
öykü
deneme
ilişki
erotik edebiyat
tanışalım
ödüller
bağlantılar
telif sözleşmesi
Arama...
Google
Web ayrinti.net
Komşular
nietzsche
yusuf alper
Arşiv
şubat 2006/44
Ocak 2006/43
Kas 2004/42
May 2004/41
Ock 2004/39
Kas 2003/38
Ağs 2003/37
Eyl 2003/36
Tem 2003/34
Nis 2003/33
Mar 2003/32
Ock 2003/30
Arl 2002/29
Kas 2002/28
Ekm 2002/27
Eyl 2002/26
Ağs 2002/25
Tem 2002/24
Nis 2002/22
Mar 2002/21
Ock 2002/20
Kas 2001/19
Ekm 2001/18
Eyl 2001/17
Ağs 2001/15
Tem 2001/14
Haz 2001/13
May 2001/12
Nis 2001/11
Kas 2000/07
Eyl 2000/05
Ağs 2000/04
Tem 2000/03
Haz 2000/02
Mayıs 2000/01
 
ana sayfa arrow Kas 2004/42


Sayı 42 - Kasım 2004
Anımsatmalar Yazdır E-posta
Yazar Aytekin Karaçoban   
Bir sohbetimiz sırasında arkadaşımın biri, "İnternet üzerinde dergi çıkarmak nedir ki..." demişti. Ardından bir reçete de vermişti: "Birazcık internet bilgisi oldu mu yazarlara, şairlere dergi çıkaracağını bildirirsin, yapıtlarını gönderirler. Biraz tanındın mı artık yapıt istemene de gerek yok. İstemediğin kadar yapıt gönderir herkes." Bu arkadaşa işin o kadar kolay olmadığını anlatana kadar göbeğim çatlamıştı. Biraz internet bilgisi olması gerektiği konusunda haklıydı elbette. Ancak, işin geri kalan kısmı o kadar basit değil. Kağıt olarak basılan dergilerden tek farkımız sanal dünya üzerinde yer almamızdır. Geri kalan her şey hemen hemen aynı düzlemdedir. Yapıtların derlenmesi, seçimi, yazarlarla yazışmalar, yazısı ya da şiiri yayına alınmadığı için bize kızanlar, küskünlükler, gereksiz övgüler, başka bir kanaldan yürüse de kağıt olarak çıkan dergilerinkiyle aynı. Daha önce böyle bir deneyimi de yaşadığım için biliyorum.
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
1001+1 Soru Yazdır E-posta
Yazar Aytekin Karaçoban   
80
Sözümün ışığı çevresinde dönen ateşböceği
Neden meşalelerini yakmayı düşünmezsin
Karanlıklara dalınca?
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Nasibimiz Yok Yazdır E-posta
Yazar Bora Bostancı   
bu gece çok küçüldük
oğul veren arılar gibi çıldırdı tanrılar
bu gece çok küçüldük...
ellerimiz göğsümüz kan içinde
gırtlağı kesilmiş gibi böğürdü rüzgar
dağların gölgesinde çürüdü kurbanlar
Yorum yapabilirsiniz... (2 Yorum)
Devamını oku...
 
Hayat Yazdır E-posta
Yazar Celal İnal   
dinle bak,
açık saçık giyinen cüretli kadınların
geçtiği yerlerde uzun sürer bahar
durur yel, sürer esinti
günebakanlar güneşe döner yüzünü
çiçeklenir badem ağacı
son yapraktan süzülerek iner su
yüzüme serinliğin değer
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
İçimden Çıkmıyorsun Göğün Albatros Yazdır E-posta
Yazar Erkin Ozan   
Misal: bir nehri içiyorum gövdem deniz
Sen gazellerle geliyorsun sonbahar değil
Bütün balıklar çatlıyor çırılçıplaksın
Ay gibi yüzüyorsun efsane değilYorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Evrensel Çekim Yasası Yazdır E-posta
Yazar Hasan Çelikkol   
                Sır kalmaz elbet
Nietzsche'yi okuduktan sonra, yüzü bulutlu korkunun
Gülümseme taşır
Şairin üçüncü yalnızlık paradoksu
Labirentin mahrem sokaklarında
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Günebakan Mezmurları Yazdır E-posta
Yazar Hilal Karahan   
tekvin 1/

ve sonra döndüler. elleri ve bıyıkları safran
terli ceplerini ovaya savurdular. omuz omuza
verip üçü cigara yaktı. çamurluydu yürekleri
ve yürüdükleri yol, ne idüğü belirsiz
kuşlar, kimsesiz taşlar, yaşlı güneş,
bir türlü sırtı ısınmayan otlar, çiyi anlayan
ve avutan elöpenlerle bir vakit oturdular.
kollarını tırmandı üstü başı çam
rüzgar, sarışınlıktan sıkılmış
biri köye baktı: allah izi çitler
ve dökme bir öğle karnında tarlanın
ve tenha
sarsıntı: 
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Lâl Yazdır E-posta
Yazar İbrahim Çayır   
İhtimaldir
Gül gücenir
Denir ki
"Güle dair bir neden yok
Gül açar çünkü açar
Ne gözetir kendini
Ne görünmek arzular"
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
"Yolculuk" Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Burak Sezer   
Yolculuk başladı içimde
Uzak vadilere doğru
Bütün tanıdığım simaları
Bu aşikar yüzü de
Götürüyorum giderken.
İçimde,
O eski anne ninnileri
Köy kızlarından gazel topluyorum
Ağıtları pınar başlarından
Tam yetmiş iki yıldız saydım
Yetmiş iki köy efsanesi
Biriktirdiğim hayallerimle
Bohçamda azığım hazır
Gökyüzünde kuş kafesi
Yetiş ey dert babası Hızır!
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
İçime Doğan Işık Yazdır E-posta
Yazar Neşe Yaşın   
Kim bilir belki de
evimizi öldüren mevzilerde silah çekerken sen
bir çocukluk kederinde uyuşurdum
ölümler geçerdi iç çekişimden  Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Rüzgarın Sesinden İçli Bir Şiir Yazdır E-posta
Yazar Özgür Ballı   
Bolca yamalı çocukluk uçurtmamız
Elimizden kayıp giden ve artık sıvı
Sabun gençliğimiz,
Zamanla tuhaf bir tortu bırakan.
Büyüyünce pilot olacak her erkek çocuğu
Kadar hayal kırıklıkları
Aşk masum bir yalan, avuntu olsun diye inandığımızYorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Kalanın Anlattığı Yazdır E-posta
Yazar Ulaş Yiğiter   
uzun bir at seyretmiştim
seninle her şey iyiydi
dindi dediler bir yağmur
göz torbalarım olmuştu
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Sır Yazdır E-posta
Yazar Nurduran Duman   
annemin yüzü güzdü ama
o yüz hep gündüz oldu bana

terkedilmiş yuvalarda kırlangıç
kanatları gibi düşük yapmış
iki omzum, kollarım iki yanda
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Abbara Yazdır E-posta
Yazar Kemal Varol   
            “du hast mich”
             rammstein

mardin’de bir gece düşmanımı aradım
belki göçmüş kediler bahçesi
ya da bir kolu balık adam
belki düşmanımdan çok izini aradım
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Bir Deniz Islanır Kucağımda Yazdır E-posta
Yazar Özgür Zeybek   
I-
suçluyum!
gövdemde yanan binlerce esmer mumdan
herhangi biri gibi...
gözlerini kaybettiğim Monalissa
takıl saçlarıma doğudan gelen rüzgarla
bağışla beni!
eşleniği olmayan kutsal bir aşkla
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Nymphe Yazdır E-posta
Yazar Engin Korelli   
bir peri su getirdi
cenâbetle sağıp oturdu kucağıma
"iksir" dedi. bir ilahi nurdur. radiyallahüanhüm¹

silkip çıkardı içinden zarif elleri
tanrısal suyu. bir hünerin miski
girdikçe aydınlanan tüneldi yolun sonu
içtikçe bir inilti. miskin, mütemâdî

bir yaşammış sızan su. Fârig –ül-bal² olsun adem

Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Şiirler Yazdır E-posta
Yazar Sevgi Keleş   
GENÇ VE KAYGISIZ

Genç ve kaygısız
Sizin için büyük densizlik şiir,
O günden sonra hep yazıyorum ben
Yalnız ve coşkun güvene
Ve tapınır gibi ellerinize.
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Terzi Aslan Gültekin üzerine Proëm Yazdır E-posta
Yazar Friederike Mayröcker   
Ve gördük birbirimizi, ben benim
Bakışlarımı attım ve dipsiz bakışlarını yerin,
bakıştık, bir iki bakış anı kadar bakıştık
geçerken kapısının önünde terzihanesinin,  demek istediğim
herkes kendi bakışlarıyla dokundu, geçerken düşünceli
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Şüphe Yazdır E-posta
Yazar Muhammed Benis   
bu şüpheyle
bizi aydınlatan
 
bu sürgünlükle
birbiriyle çatışan
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
İki Şiir Yazdır E-posta
Yazar Ahmed Abd -Al Mouti Higazi   
İşsizlik

Ben ve Arap devrimi
İş arıyor Paris sokaklarında
Oda arıyor
Sağa sola gidip geliyor Nisan güneşi altında
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
Şöyle Buyurdu Abdullah Yazdır E-posta
Yazar Abdel Karasholi   
   Ve şöyle buyurdu bana
    Herkes kendi yazdığı şeyi okur ve her okuyucu  anladığını zanneder.     (an-Niffari: İslam düşünürü. 10.Yüzyıldan.)

     
Şöyle buyurdu Abdullah
Sen sen değilsin, sen olsaydın kendin
Sineye çekmezdin, çektiklerini
Yorum yapabilirsiniz... (0 Yorum)
Devamını oku...
 
spacer
Anket
Yeni görünümümüzü nasıl buldunuz?
 
Popüler
Son Eklenen Yazılar

 
© 2010 Ayrıntı Edebiyat
Hosting Cruise
spacer