spacer
spacer search

Ayrıntı Edebiyat
KÜRESEL HABERLEŞMENİN BOYUTLARININ DEĞİŞTİĞİ ÇAĞIMIZDA,
İNTERNETİN SEÇKİN E-DERGİSİ!

Search
spacer
bu sayı:
ayrıntı 45. sayı
Nisan/Mayıs 2006
kuruluş:20.5.2000
 
header
Ana Menü
ana sayfa
şiir
öykü
deneme
ilişki
erotik edebiyat
tanışalım
ödüller
bağlantılar
telif sözleşmesi
Arama...
Google
Web ayrinti.net
Komşular
nietzsche
yusuf alper
Arşiv
şubat 2006/44
Ocak 2006/43
Kas 2004/42
May 2004/41
Ock 2004/39
Kas 2003/38
Ağs 2003/37
Eyl 2003/36
Tem 2003/34
Nis 2003/33
Mar 2003/32
Ock 2003/30
Arl 2002/29
Kas 2002/28
Ekm 2002/27
Eyl 2002/26
Ağs 2002/25
Tem 2002/24
Nis 2002/22
Mar 2002/21
Ock 2002/20
Kas 2001/19
Ekm 2001/18
Eyl 2001/17
Ağs 2001/15
Tem 2001/14
Haz 2001/13
May 2001/12
Nis 2001/11
Kas 2000/07
Eyl 2000/05
Ağs 2000/04
Tem 2000/03
Haz 2000/02
Mayıs 2000/01
 



Göz Kararı Yazdır E-posta
Ekim 2001 - Şiir
Yazar Mehmet İşten   
erken kalkan fabrika çocukları kadar şımarmaya hakkımız yok mu
uyku sersemi otel kâtipleri, yudum hesabını iyi bilen ayyaşlar
mc donalds'ın önünde flüt çalıp kağıt mendil satan maviş iki kardeş
dört altı nöbetine giden şair, eski adamlar ve genelevleri dolduranlar
hep birlikte haykırıyorlar: bizim şımarmaya hakkımız yok mu?
var
birlikte seyretmekten vazgeçin tüm filmleri
      
bütün kapıları aşındıran işaret parmağımın kamburundan geliyorum
birtakım mezatlardan, ruhların kupon karşılığı rehin bırakıldığı
birtakım kadınlardan, uğruna ölünüp öldürülmeyecek kadar kolaylaşmış
kim yazmışsa yazmış şiirlerden geliyorum, akşama kimin astığı belli değil
 kederlerden               
sözcüklerim yok edilmiş bir kavmin peltek aksanından kalma
yüzüme, bu koyu kırmızı kök boyaları, ıslık ıslık işleyen rüzgardır
bütün kahramanlık hikayelerim yanlış intiharlardandır
gövdemdeki metal gürültü göğsüme döşeli tren raylarından olacak
ya şu deneyimsiz aşk bakışı... senden mi?..
      
şaka bile yapamıyorsak ayrılık hakkında
ve telaşlı kelebeklere benziyorsak gündüzleri
ve yangın çıkaracak cesareti vermiyorsa şiirler
duralım
bütün yolcular tek tek aranacak, aşağı inin
bütün bedeller tek tek ödenecek, diz çökün
bütün misakı milliler sorgulanacak, bütün yalanlarınız yüzünüze vurulacak
müsait bir yerde kaptan...herkesin ineceği bir durak bulunacak elbet
ilerleyelim...nereye?..rüştünü ispat etmemiş topraklara
beyazlar görmesin bizi, saklanalım...
kertenkelelerin ve yaprak hışırtılarının arasına uzanalım boylu boyunca
yosun ve tuz kokusu çarpmasın ayın karanlık yüzüne...
    
 ankara’dan öbür tarafta,otobüsler sırf sessizlik, sırf arama
tıklım tepiş bütün gözler
sen jandarmaları oyala...gerekirse ağzına al
ben mahkumları kaçırırım
 ben çocuklara bakarım
sen bi koşu devrim yap gel
işte kaçıyorlar, her taraflar kır çiçekleri
kaçıyorlar,suçlarını bile soramadım
gözlerine bile bakamadım daha
el ele iki erkek, karanlığın ısrarla içine aldığı
gecenin laciverdi şempanzelerin zıplayışlarından olmalı
ya şu genç kızdaki deneyimsiz aşk bakışı?..senden mi?
     
doğu anadolu’da gezinen bir leopar: Tunceli
işte ayın karanlık yüzü
temizle üstünü,kalmasın ne bir tuz,ne bir yosun kokusu
birazdan mezopotamya
bütün çocuklar cesede terfi
birazdan yoğun keder, yoğun kar,
ki imgeyle girilmez içeri
 
bir şiir hiçbir şeyi açıklar

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

 
< Önceki   Sonraki >
spacer
Anket
Yeni görünümümüzü nasıl buldunuz?
 
Popüler
Son Eklenen Yazılar

 
© 2014 Ayrıntı Edebiyat
Hosting Cruise
spacer