spacer
spacer search

Ayrıntı Edebiyat
KÜRESEL HABERLEŞMENİN BOYUTLARININ DEĞİŞTİĞİ ÇAĞIMIZDA,
İNTERNETİN SEÇKİN E-DERGİSİ!

Search
spacer
bu sayı:
ayrıntı 45. sayı
Nisan/Mayıs 2006
kuruluş:20.5.2000
 
header
Ana Menü
ana sayfa
şiir
öykü
deneme
ilişki
erotik edebiyat
tanışalım
ödüller
bağlantılar
telif sözleşmesi
Arama...
Google
Web ayrinti.net
Komşular
nietzsche
yusuf alper
Arşiv
şubat 2006/44
Ocak 2006/43
Kas 2004/42
May 2004/41
Ock 2004/39
Kas 2003/38
Ağs 2003/37
Eyl 2003/36
Tem 2003/34
Nis 2003/33
Mar 2003/32
Ock 2003/30
Arl 2002/29
Kas 2002/28
Ekm 2002/27
Eyl 2002/26
Ağs 2002/25
Tem 2002/24
Nis 2002/22
Mar 2002/21
Ock 2002/20
Kas 2001/19
Ekm 2001/18
Eyl 2001/17
Ağs 2001/15
Tem 2001/14
Haz 2001/13
May 2001/12
Nis 2001/11
Kas 2000/07
Eyl 2000/05
Ağs 2000/04
Tem 2000/03
Haz 2000/02
Mayıs 2000/01
 
ana sayfa arrow erotik edebiyat arrow Salman Rushdi - Şeytan Ayetleri


Salman Rushdi - Şeytan Ayetleri Yazdır E-posta
Yazar Salman Rushdi   
Hijab, yani Perde, Cahilia’nın en ünlü genelevinin adıydı. Şıkır şıkır su akan avlularında palmiyelerin bulunduğu kocaman bir saraydı. Bu avlular şaşırtıcı bir mozaik oluşturarak içiçe giren odalarla çevriliydi. Bile bile birbirine benzer biçimde döşenmiş koridorlar dolambacından geçilirdi. Bunların hepsine aynı yazıyla Aşk yazılmıştı, hepsinde aynı halılar vardı, hepsinde duvara dayalı taş bir sandık bulunuyordu. Perde’nin müşterilerinden hiçbiri,  ne gözdeleri kadınların evlerinde, ne de sokağa çıkmak için yardım edilmezse yollarını bulamazlardı. Böylece kızlar, istenmeyen konuklardan korunmuş olurlar ve işyeri, müşterilerin ücreti ödemeden gitmeyeceklerinden emin olurdu. Alaattin’in lambasındaki dev gibi, gülünç bir biçimde giyinmiş iri yapılı hadımlar ziyaretçilere gidecekleri kıza ve çıkışa götürmek üzere, bazen bir yumak ip aracılığıyla eşlik ederlerdi.

Baal’ın salonu, yani “perde arkası” dışarıda olup biten konusunda haberlerden kesinlikle yoksun kalmadı; tam tersine, hadımlık ödevleri sırasında zevk odalarının önünde nöbet bekler ve müşterilerin anlattıklarını duyardı.

Perde’nin kızları -bile bile onlara “kızlar” deniliyordu, çünkü en yaşlısı altmış yaşını geçkindi, oysa en genci, on beş yaşında olanı, elli yaşında olanlardan daha çok deneyimliydi- ayaklarını sürüyen bu Baal’a bağlanmışlardı. Aralarında bir hadımın, oncası arasında birinin,  olması öyle hoşlarına gidiyordu ki, iş saatleri dışında ona hoş cilveler yapıyorlardı; bedenlerini onunkine yapıştırıyorlar, memelerini dudaklarının arasına koyuyorlar, bacaklarını beline doluyorlar, yüzünün birkaç santimetrelik yerini coşkuyla öpüyorlardı; yağız yazar umutsuz bir biçimde şehvete geliyordu; bunun üzerine çirkinliğine gülüyorlar, o kıpkırmızı kesilesene ve titreyerek gevşeyene kadar kendisiyle alay ediyorlardı; ya da çok seyrek olarak, o tüm umudunu yitirdiğinde, uyandırdıkları şehveti karşılık almadan doyurması için aralarından birini seçiyorlardı. Şair, bu biçimde,  evcil ve kırpıştıran gözlerle miyop bir boğa gibi, başını kadınların dizlerine koymuş, ölümü ve öc almayı düşünerek, erkeklerin en mutlusu mu yoksa en sefili mi olduğunu söyleyebilmekten uzak olarak günlerini geçiriyordu.


“Şeytan Ayetleri”

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

 
< Önceki   Sonraki >
spacer
Anket
Yeni görünümümüzü nasıl buldunuz?
 
Popüler
Son Eklenen Yazılar

 
© 2014 Ayrıntı Edebiyat
Hosting Cruise
spacer