Söyle diyorduk: felsefe düsüncedir; felsefe, içerigi
de genel olan geneldir. Öyleyse, felsefesel düsüncenin
içerigi, yalnizca öznel degildir, ayni zamanda tüm
varligi da kapsar. Gerçekten de, genelin belirlenmemis
oldugunu düsünebiliriz ilkin; [ama] genelin belirlenmis
olmasi gerekir ya daha çok, kendini, kendisi tarafindan
belirlemesi gerekir; ve felsefe tarihi, belirlenimlerin,
soyut genelde adim adim nasil ortaya çiktigini;
bu genelligin, kendini, gittikçe daha fazla ve daha
derinlemesine, kendinde nasil belirledigini gösterecektir.
Bu belirlenim ilkin, atomcularda görüldügü gibi,
dünyanin özünün, Mutlagin, ilkselin [ilkbastakinin],
bir olarak ortaya konmasindan [ileri sürülmesinden]
baska sey olmayacaktir. Daha sonra da genel, yalnizca
belirlenmis olarak degil, kendini belirleyen olarak
düsünülür (- yalnizca belirlenmis olarak degil,
bir olarak degil). Ve genelin bu somut kavrami,
bu somut belirlenimi, genelin yüksek ve daha dogru
[hakiki] belirlenimidir ya da en azindan onun baslangicidir.
Felsefesinin içerigi [maddesi] ve biçimi [formu],
geneldir öyleyse. Simdilik, bu kavramla yetinebiliriz.