yusuf alper


e-yayımlar

bu bölümde, yusuf alper'in çeşitli okumalarının yer, zaman ve adreselerini bulacaksınız.

dergilerde yayınlanan şiirleri

şiirler 2000
şiirler 2001

şiirler 2002
şiirler 2003
şiirler 2004

sanal dergilerde yayınlanan şiirleri

şiirler 2000 (açık değil)
şiirler 2001 (açık değil)
şiirler 2002 (açık değil)
şiirler 2003 (açık değil)
şiirler 2004 (açık değil)


kitapları

etkinlik:

Pandora'daki Kitapları :
1- Kanayan Şiirler
2- Psikanaliz ve Aşk (Psikanaliz Aşk ve Yaratıcılık Üzerine)


Ideefixe'de satımda bulunan psikoloji ve şiir ilişkili kitapları:

1- Bütün yönleriyle Depresyon
2- Herkes için Psikiyatri
3- Şiir ve Psikiyatri Kavşağında
4- Depresyon Psikoterapis
i


 

denemeler

Yusuf Alper

ŞAİR HER ZAMAN
Şiir ve Yaratıcılık Üzerine


İÇİNDEKİLER

I. ŞİİRİN KURTULUŞU

Çatışmayla Başlayan
Şiirin Oluşum Süreci
Şiir O Çizgidedir
Bir Kısır Döngüde
Otellerde Şiir
Artistik Patinaj
Ölüm ve Ödül
Şiir Çıkmazda
Şiirin Kurtuluşu
Türk Şiirinde Bireyselleşme
Şiir ve Hüzün
İmgeye Evet İmge Fetişizmine Hayır
Bayrağı Devralmak
Çocuk Kalmak ve Şiir
Ekmek Çalmak ve Şiir
Şiir ve Gençlik
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Nerede değil, Nasıl
Şair Aymazlığı ve Aşk
Günümüz Şirine Vurmak
Evet, Şiir Çıplak
Herkes Kendisinden Başlıyor

II. KENDİMİ YAZMAK

Kendimi Yazmak
Hiçbir Şey Yekta
Yaşama Sanatı


III. ŞAİR HER ZAMAN

Varlık'a Yanıtlar
Şair Her Zaman Haklıdır
Zamanın Kırılan Aynasında Bir Şair
İsa, Musa, Herkes Ya Da Hiç
Kıyı'ya Yanıtlar

ÖNSÖZ

Bu kitaptaki yazıların çoğunu şiir ve yaratıcılık üstüne denemeler olarak tanımlamak olasıdır. Bu yazılar bir gereksinimden doğmuş, bir gereksinimi karşılamaya yönelik yazılardır. Konuşma-söyleşi yazılarıysa kendi şiirimle ilgili gibi görünse de hem deneme-inceleme özellikleri barındırmakta, çağdaş Türk Şiirini derinlemesine tartışmakta hem de şiirsel yaratıya ilişkin özgün ve genel bilgiler içermektedir.
Yazıları genel olarak inceleme çerçevesinde görmek olası değilse de inceleme niteliği taşıyanlar vardır. Bir bakıma tüm 20. Yüzyıl Türk Şiiri'nin panoraması söz konusudur. Ülkemizde ne yazık ki "nankör bir uğraş" olan eleştirmen-incelemecilik her türlü saldırıya göğüs gerebilen, sürekli hırpalanmayı göze alabilen birkaç gözüpek insana kalmıştır. Onlar da çoğu zaman duygusal saldırılar karşısında kırılmakta, küsmekte ve susmaktadır. Ülkemiz şiir dünyasında şiir üstüne yazı yazmak bu ve başka nedenlerle, genellikle şairlere düşmektedir.


Bir yönden, iyi ki böyle bir durum oluyor da bizler Cemal Süreya'nın, Turgut Uyar'ın, Orhan Veli'nin vb. şiir üstüne neler düşündüklerini okuyabiliyoruz, diye düşünülebilir. Ancak gönül isterdi ki çok sayıda eleştirmen şiir üstüne düşünce üretsin, şiir incelesinler ve ayrıca şairler de şiire ilişkin yazsınlar. Bulduklarını özellikle genç şairlerle paylaşmış olmaları önemlidir.


Hem saldırılardan yakınan Sayın Mehmet H. Doğan'a hem de şairlerin şiir üstüne çok yazmalarını öneren Sayın Memet Fuat'a katılmamak olanaksız. Ancak bence şairin temel işi şiir yazmaktır. Tabii ki ayrıca şiir üstüne yazabilir de. Yazma gereksinimi duyan ve yazan S. Birsel, Ö. İnce, İ. Özel, A. Behramoğlu kadar şiir üstüne çok az yazan E. Cansever ve hiç yazmayan Dağlarca gibi şairlerin tutumu da saygıyla karşılanmalıdır. Ayrıca N. Hikmet, Necatigil, İ. Berk, E. Ayhan ve S. Karakoç' un özgün tutumlarıyla yazdıkları da önemlidir.


Bu kitap, biri dışında, yaklaşık onbeş yılda, şiir ve yaratma süreciyle ilgili, az sayıda toplumsal durum ve kültür sorunları üzerine yazılmış yazıları ve yazılı-sözlü söyleşileri içermektedir. Böylece yıllar içinde yazılmış yazıları bir arada sunma olanağı olmuştur. Zaman zaman öfkeli düşünceler görülse de genel olarak şiir ve sanata ilişkin yaratılara ve yaratıcılara sevecen bir yaklaşım içinde olduğum dikkatten kaçmayacaktır. Bence sanatsal uğraş, sonucu ne olursa olsun saygıya ve sevgiye değerdir. Ancak bütün sanatsal uğraşların sonunda büyük sanat yapıtlarının çıkmadığı ve çıkamayacağı da ortadadır. Kimseyi büyük sanatçı, büyük şair olmadığı için suçlayacak değiliz. Ancak kimse de yazdığı üç beş sıradan şiirle bizden, "büyük şair olduğu" yargısını bekleyemez. Herkesin yetenek ve kapasitesi, sanatçı kumaşı farklılıklar taşımaktadır ve bu da doğaldır. Önemli olan her sanatçının bütün gizilgücünü kullanarak en iyiye, en güzele ulaşmaya çalışmasıdır. Bu niyet bile saygıyı hak eder. Ancak sonuçta çok az yaratıcı büyük yapıt ortaya koyar. Bu somut bir gerçektir. Tabii ki en büyük eleştirmen de zamandır.


"Kendimi yazmak" ve "bir şiirin oluşum süreci"yle şiir yaratma sürecime ışık tutulmuştur. Bu süreç her şairde farklılıklar taşıyabilir. Hiçbir sanatçının yaratma süreci bir başkasıyla aynı olamaz. Olsa olsa benzerlikler taşıyabilir. Hattâ her sanatçının her yapıtında farklı yaratma süreçleri işleyebilir. Örneğin aynı şairin kimi şiirlerinin yaratma sürecinde bilinçdışı işleyiş çok etkili olabilirken kimi şiirlerinin oluşumunda güncel toplumsal sorunların bilinç (ego) düzeyindeki işleyişi egemen olabilir. "Egonun çatışmasız alanı"nın yaratma süreci ve bilinçdışı ürünün estetize edilmesindeki rolü yadsınamaz.


"Şiir ve Psikiyartri Kavşağında"* duran ve kendinin farkında olan biri olarak böyle yazıları yazmayı doğduğum bu toprakların; tarihin ve coğrafyanın insanlarına sunmayı bir borç biliyorum. Bunu yapmazsam, giderek yozlaşan, her türlü estetik değerden uzaklaşan, "televole" kültürünün egemen olduğu toplumumuz bunun belki farkında bile olmaz ancak ben borçlu kalırım.
Bu kitabın şiirle ilgili; şairleri, diğer yazar-sanatçıları, entelektüel, yaratıcılıkla ilgili psikodinamik süreçlere ilgi duyan herkesi ilgilendireceğini ve bir boşluğu dolduracağını umuyorum.

*

 

 

 

   
powered: ayrinti.net © yusuf alper